Seçtiklerimi seçmesi zaman almadı diyemeyeceğim. Ancak sistemi "pick as it comes" yaklaşımı kapsamında; "buna bakmak için 5 saniye süren var"- "dur" - "geç" - "bu sırıttı, sil" komutlarına bağladığımdan bu yana, bu süreci de pekala kolaylayabildiğimi gördüm.
Neticede, yöntemin anlam ve önemini özetleyen - dolayısıyla çok da anlam yüklenmemesi beklenen- bir seçki şöyle oluyor:

New Jersey hakkında ilk duyduklarımdan biri, burada çok Türk yaşadığıydı. "Bize kalsa her yerde çoğunluğuz zaten" dedim ve geçtim. Biri Nevce ile yanında kaldığımız (Türk aile) Aysun ablaların evi, diğer ikisi Aysun ve çocuklarla arabada olmak üzere toplam 3 tane epey başarısız "ilk fotografları" çektikten sonra otobüs beklemeye koyulduk. Kameradaki 4. fotograf yandakidir.
Türkler mi demiştik?

Times'da o sırada -Aralık 2008- Obama hype'dan yararlanmak için anlamlı bir fikre gerek yoktu.
Zaman zaman "benzetme hastalığımı buraya da mı taşıdım" dediğim oldu, ama kimi yerler fazlasıyla tanıdık yerleri hatırlatmaktaydı:
Beşiktaş ?
(Southstreet Seaport)
Laleli ?!? (China Town)

Daha sonra alametifarikalaşacak şeylerden ilki. Daha doğrusu, çifti. Hayatta geçirdiğim en soğuk 13 günü bir çift lastik çizme ile (kazasız belasız ve sıcak) atlatmış olmama hala şaşıyorum. Tabi asıl şaşırtıcı olması gereken, long-distance bir uçuşa skinny jean + lastik çizme kombini ile çıkmış olmam ki, dönemin UGG lardan sonra en popüler moda ögelerinden biri olmasına rağmen kimsenin bunlarla neden uçmadığını, check-in'de iki kez çıkarıp (şişmiş ayaklara) tekra giymek suretiyle - epey acılı biçimde - anlamış oldum. Yine de hakkım teslim edilmeli: Götürdüğüm (ve Amerika'da neredeyse hiç açmadığım) bavul(larımdan herhangi biri)nde yer olmadığı için, bu çizmeleri ayağımda taşıdım Asıl acıklısı ise, dönüş bavullarında da beklenen üzere yer kalmadığından çizmelerle binlerce mili geri gelmekti. (Lakin bu kez bilinen her türlü moda akımının ötesinde bir "bol pantolona altına lastik çizme" kombini ile hava sahalarında çığır açacaktım, ayrı konu...Çizmelerimi almayan bavulum ise banttan battal boy poşet içinde patlamış olarak gelecekti... İçindeki 4 çift daha çizme ve bir çift Converse'ten olsa gerek.)
Kısacası yeşil lastiklerimin kimse hastası değil, ama ben onlara 2008'den çok şey borçluyum. Tabi asıl borcum kulaklıklara - ki onlara -ister istemez- geleceğiz.
0 yorum:
Yorum Gönder