0

İlham ver yeter

Bana ilham versin, bazen bu kadarı bile yeter.

Şikayet edecek şey çok olduğu zaman şikayet anlamsızlaşır. Bazen söylenecek, ve gerçekten söylenmeye değecek o kadar fazla şey olur ki, her söylenme bir öncekine kıyasla daha az şey "söyler". Durum kötüleştikçe, durumun vehametini kavramaktan da anlatmaktan da giderek uzaklaşır insan. Konuşmasına belki her zamankinden çok sebep varken susar, dert bittiği için değil, bıktığı için.

Şikayet eğrisinin artış-zirve-azalış yaptığı bu parabolik zamanlarında, aklımın gözenekleri nedenese açılıverir. Alakalı alakasız her şeye bakasım, okuyasım, izleyesim gelir. Gözümden uyku akar ama benim ekran karşısına oturup oya oya işleye işleye yazasım vardır. Yani, basitçe çiziktiresim bile değil... Stres katsayım tavan yapınca sanki yaratıcı gözümün tıkanık damarları arınır da, gözlerim -ve ruhum- kapanmamakta inat eder.

Bunu belki bu gece gözlerim açık olduğu için gördüm. W+K'nin bu reklam kampanyası için yarattıkları bana ilham verdi, çünkü sevdiğim şeylerden parçalar taşıyordu:

Zeka. Akıl kırıntıları... Tanıdık sokaklara çıkmak için beklemediğim, sürprizli yollar kullanıyor. Daha uzun bir yolda yürütüyor, ama manzaranın güzelliği hatrına dert etmiyorum.

Nostajik, en azından benim için. Geçmişin tozunu savuruyor yüzüme adeta... Bir ilan, şiir bile sevememe rağmen bana yıllar sonra şiir okuma isteği veriyor. Ya da en azından, şiir okuduğum dönemlere dönme isteğini.

Ve şunu dedirtiyor: Bugün değil, ama hayatın küçük küçük anlamlar taşıdığı bir zaman vardı. Yani öyle bir zaman vardı, dolayısıyla yine olacak.

0 yorum: